Tam ve Net Bir Suriye Tablosu ..
Tam ve Net Bir Suriye Tablosu
Bir tablonun yalnızca bir parçasına bakarak anlaşılması mümkün değildir. Bir kitabın yalnızca bir sayfasını okuyarak da hakikati kavrayamazsınız. Bir dizinin sadece bir bölümünü izleyerek olayları bütünüyle idrak edemezsiniz. O hâlde, en başa dönüp tabloya tümüyle bakmalı, kitabın tamamını gözden geçirmelisiniz.
Bugün yaşananlar, uzun soluklu bir serinin yalnızca bir halkasıdır. Bu süreç, bir ölünün ülkeye el koymasıyla başladı. Ardından, bu büyük ve şanlı tarihî mirasa sahip memleket, onun kaçak oğluna miras bırakıldı ve bir çiftliğe dönüştürüldü. Bu çiftliğin muhafızları azınlıklar, yardımcıları ise din, onur, şeref ve insanlıktan yoksun birtakım alçaklardı. Bunlar, çoğunluktan sayılan ancak çoğunluğa ihanet eden bedbahtlardı.
Ne çoğunluğun haysiyetine saygı gösterdiler ne de onların izzet ve şerefini korudular. Onlarla aralarında ne bir ahit ne de bir emanet duygusu vardı. Kan döktüler, evleri ve toprakları gasp ettiler, mallara el koydular. Öldürdüler, yağmaladılar, aşağılık muamelelerde bulundular, halkı fakirleştirdiler ve cehalete mahkûm ettiler.
Tüm bunlar, dünyanın gözleri önünde ve kulakları işitir hâlde yaşandı. Zulümleri, planlı ve sistematik bir şekilde icra edildi. Mevcut kanunları kendi çıkarlarına göre düzenleyerek zulmü meşrulaştırdılar ve bunu bir inanç ve ideoloji hâline getirdiler.
Kendi halklarına, topraklarının gerçek sahiplerine karşı savaşmak için, dışarıdan gelen vahşi ve kan dökücü düşmanlara sığındılar. Dünyadaki her mezhepçi milis gücünü ülkeye soktular ve onların kan susuzluklarını bizim kanlarımızla gidermelerine, suç işleme hırslarını üzerimizde tatmin etmelerine imkân tanıdılar.
Bütün bunları, yalan, iftira ve hakikatin çarpıtılmasıyla meşrulaştırmaya çalıştılar. Masum insanlara türlü suçlar isnat ederek gerçekleri ters yüz ettiler.
Fakat Allah, çoğunluğa yardım etti; zafer verdi.
Bunun üzerine, babası, annesi ve evladı katledilmiş, evi yıkılmış, on yıldan fazla bir süredir çadırlarda sürgün hayatı yaşayan bir adam, babasının ve ailesinin katilinin karşısına dikildi. Ancak kılıcını kınına soktu, silahını indirdi ve şöyle dedi:
“Allah geçmişi affetsin. Gel ey babamın, kardeşimin ve evladımın katili! Gel ey bizi sürgün eden, yurdumuzu yıkan zalim! Gel ey yağmacı, mütekebbir ve kibirli adam! Gel ey İran, Rusya ve Hizbullah’ı bize karşı çağıran hain! Gel ey varil bombaları yağdıran, şehirleri harabeye çeviren gaddar! Gel ey binlerce insanı kimyasal gazlarla boğan, hapishaneler inşa edip zulmü hâkim kılan zorbalar! Gel ey kadınlara tecavüz eden, çocukları katleden alçak! Gel ey savaş suçlusu ki, yeryüzünün en vahşi hayvanları bile senin vahşetinden berîdir! Gel ey onur, izzet, din ve insanlıktan nasipsiz adam! Gel, yeni bir sayfa açalım!”
Fakat tek bir şartla:
“Silahını bırak! Düşmanımızdan ve milletimize ihanet edenlerden elini çek! Hayat tarzını değiştir! Artık bu topraklarda kibirlenme, zorbalık yapma, halktan haraç toplama, zulmetme, adam kayırma! Çaldıklarını asıl sahiplerine geri ver! İşlediğin suçlardan tövbe et ve pişmanlık duy ki, yüzüne bakabilelim, dönüşünü kabul edebilelim!”
Peki, o ne yaptı?
Katilleri ve canileri bağrına bastı, onların bayraklarını yükseltti, onların şanını yüceltti, onların davasını benimsedi. Ardından silaha sarıldı, pusu kurdu ve kendisine merhamet edenleri öldürdü. Uzatılan eli ısırdı, bir kez daha insanlık düşmanlarının desteğine güvendi.
Ona iktidar vaadinde bulundular, onu parayla kandırdılar. Bunun üzerine tabiatı yeniden ortaya çıktı: Aç bir köpek gibi kemiğe yöneldi, dişlerini ihanetle biledi. Şerefini, dinini, izzetini; Hizbullah’a, kaçakçılara ve her türlü hainin kucağına bıraktı.
Sosyal medya platformlarında, yalancıları, kurgucuları ve sahte ağıtçıları topladı. Bir kez daha öldürdü, pusular kurdu, cinayetler işledi. Tuzaklar kurdu, maskesini düşürdü, gerçek yüzü ortaya çıktı: O, aldatıcı, kindar ve habis bir şeytandı!
Onu ve onun gibileri kullananlar, istikrarın önüne taş koymak, halkı açlık, sefalet ve cehalet içinde bırakmak için harekete geçti. Onların hedefi, erdemlerin yok edildiği, değerlerin silindiği, medeniyetlerin çöktüğü ve milletlerin yok olduğu bir bataklık inşa etmekti.
Böylece, düşmanlar savaşmadan zafer kazanacaktı.
Fakat unuttukları bir şey vardı:
Özgürlük ve izzeti soluyan bir halk, damarlarında kan dolaştıkça bir daha köleliğe asla dönmeyecektir!
Biz, Suriye halkına zarar veren bir el kesildiğinde ağlamayacağız. Suriyelilere ihanet eden bir leş öldüğünde yas tutmayacağız. Ve asla unutmayacağız!
“Allah, onların çevresini kuşatmıştır!”
“Eğer Allah size yardım ederse, kimse size galip gelemez!”
“Zafer, ancak Allah katındandır!”
“Allah, kendisine yardım edene elbette nusret verecektir!”
“Yakında onun haberini öğreneceksiniz!”
“Allah, işini hüküm altına almıştır; fakat insanların çoğu bunu bilmez!”
Bugün, mücadele tamamen medya üzerinden yürütülmektedir.
Ey özgür Suriyeliler!
Söyleyebileceğiniz bir tek kelimeyi bile eksik bırakmayın, yazabileceğiniz tek bir satırdan dahi geri durmayın! Çünkü hakikatleri ters yüz etmek, devleti itibarsızlaştırmak, güvenlik güçlerini zalim gibi göstermek için büyük bir çaba harcanmaktadır. Oysa onlardan yüzlercesi, ülkenin selameti için şehit düşmüştür.
Özellikle Amerika ve Avrupa’daki Suriyeliler! Sesinizi yükseltin, hakikati anlatın, ülkenize sahip çıkın! Zira bugün, ülkenizin size her zamankinden daha çok ihtiyacı var!
Sahte medya, hakikati çarpıtarak galip gelmesin! Bugün susmak, ihanet ve hüsrandır! Yazın, paylaşın, sesinizi duyurun! Kelamın gücünü hafife almayın ve onu boşa harcamayın!
Unutmayın, son iki günde yüzlerce vatan evladı şehit düştü! Bizim için, vatanımız için, Suriye’miz için canlarını verdiler! Onları hayal kırıklığına uğratmayın! Vatanımız, bugün her zamankinden daha çok sizin sesinize ve kelimelerinize muhtaç!
Bu metin, beğenmek için değil; paylaşmak ve yaymak içindir! Dünya, Suriye’deki hakikati görsün ve işitsin!
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
14.03.2025 Üsküdar
لوحة كاملة
…………..
لا يمكن فهم لوحة من النظر إلى جزء منها
ولا فهم كتاب من قراءة صفحة منه
ولا معرفة أحداث مسلسل من متابعة حلقة منه
بل ارجع إلى البدايات وانظر للوحة ككل وإلى الكتاب جميعا ً
ستجد أن ما يحدث اليوم هو حلقة من حلقات مسلسل طويل
بدأ من استيلاء المقبور ثم توريث ابنه الفار لبلد عظيم ذي تاريخ مجيد وتحويله لمزرعة حراسها الأقليات وأعانهم بعض الأرذال من فاقدي الدين والنخوة والشرف والإنسانية من المحسوبين على الأكثرية
فلم يراعوا حرمة للغالبية ولم يحفظوا لهم كرامة
ولم يكن لهم بمعاملتهم معهم عهد ولا ذمة
فاستباحوا الدماء وسرقوا البيوت والأراضي واستحلوا الأموال
فقتلوا وسلبوا ونهبوا وأذلوا وأفقروا وجهلوا
وذلك على مرآى من العالم كله ومسمع
وكان انتهاكهم انتهاكا ً منظما ً مدروسا ً
وكان قانونا مسنونا ً وشريعة وعقيدة متبعة
وقد استعانوا على أبناء بلدهم أصحاب الأرض
بالعدو الغاشم السفاح القاتل من خارج الحدود
فلم تبق مليشيا طائفية إلا وأدخلوا لتروي ظمأها من دمائنا
وتقضي نهمتها من الإجرام بنا
معتمدين على الكذب والتلفيق وتزوير الحقائق وكيل التهم للأبرياء …
ثم مكن الله الأكثرية منهم
ووقف ابن المقتول أمام قاتل أبيه وامه وابنه
الذي دمر بيته وهجره في الخيام أكثر من عشر سنين
فأغمد سيفه وأنزل بندقيته وقال: عفا الله عما مضى
تعال ياقاتل أبي وأخي وابني
تعال يامن أقصيت وهجرت ودمرت
تعال يامن عفشت وتعاليت واستكبرت
تعال يامن استعنت علينا بإيران وروسيا وحزب اللات
تعال يا من ألقيت البراميل ومحوت البلدان
تعال يامن خنقت الآلاف بالكيماوي
تعال يامن هدمت العمران وعمرت السجون
تعال ياصاحب المكابس والمناشر
تعال يا مغتصب النساء وقاتل الأطفال
تعال يا مجرم الحرب الذي تبرأت من وحشيته سباع الأرض
تعال يا عديم الشرف والنخوة والدين والإنسانية
تعال لنفتح صفحة جديدة
بشرط:
أن تلقي سلاحك وتتبرأ من عدونا وعدو شعبنا وأمتنا
وتغير طريقة حياتك
فلا استكبار في الأرض بعد اليوم
ولا فرض أتاوات على الناس ولا ظلم ولا محسوبيات
وأعد ما سرقت لأهله وتب واندم على فعلك
حتى نستطيع النظر في وجهك ونتقبل عودتك
فما كان منه
إلا أن آوى القتلة الجرمين ثم رفع راياتهم وهتف بأمجادهم ونادى بدولتهم وأعلن الولاء لهم
ثم حمل السلاح ونصب الكمائن وقتل من رحمه
وعض اليد التي مدت إليه
مستقويا ً مرة أخرى بأعداء البشرية
من وعدوه بالسلطة وأغروه بالمال
فعاد إلى طبيعته الكلبية وهز ذيله لمن ألقى إليه عظمة
وكشر عن أنياب الغدر
وباع شرفه ودينه لحزب اللات وفلول الفار ولكل خائن خبيث
وجند الكذابين والمفبركين والنواحات على وسائل التواصل
وقتل وقنص وارتكب الجرائم
وعاد إلى مكره وخداعه فظهر وجهه الحقيقي كشيطان لعين
ماكر حاقد خبيث
وما استحمروهم إلا ليضعوا العصا في عجلة البناء بعد الاستقرار والإبقاء على الجوع والفقر والجهل
مستنقع تذوب فيه الفضائل وتمحى منه القيم وتفنى فيه الحضارات وتتلاشى فيه الأمم
فيسعد بذلك الأعداء وينتصرون من غير قتال
ولكن نسوا أن شعبا ً استنشق الحرية والكرامة لن يعود إلى العبودية ما بقي فيه عرق ينبض
فلن نبكي على يد قطعت لأنها آذت السوريين
ولن نحزن على جيفة فطست لأنها حارب السوريين
ولن ننسى …
و الله من ورائهم محيط
إن ينصركم الله فلا غالب لكم
وما النصر إلا من عند الله
ولينصرن الله من ينصره
ولتعلمن نبأه بعد حين
والله غالب على أمره ولكن أكثر الناس لا يعلمون
المعركة الآن إعلامية بامتياز
يا أيها السوريون الأحرار: إياكم أن توفروا كلمة يمكن أن تقولوها أو تنشروها، هنالك عمل خطير جدّاً لأجل قلب الحقائق، وتشويه صورة الدولة، و إظهار صورة رجال الأمن الشرفاء بصورة المعتدي، وهم الذين استُشهد منهم المئات لأجل حفظ أمن البلاد.
فيا أيها السوريون في كل مكان خصوصاً في أميريكا و أوروبااستنفروا، اكتبوا، وارفعوا صوتكم وتكلموا وانشروا الحقائق، و دافعوا عن بلدكم الذي يحتاجكم اليوم أكثر من أي وقت مضى.
لا تدعوا الإعلام المُزيّـف يكسب المعركة ويقلب الحق باطلاً، لا عذر اليوم، و الصمت خذلان وخسران، اكتبوا وانشروا وشاركوا واستنفروا لا تستهينوا بالكلمة ولا تفرّطوا، فمئات الرجال في دولتنا استُشهدوا خلال اليومين الماضيين لأجلنا لأجل بلدنا لأجل سوريتنا، فلا تخذلوهم ولا تخذلوا بلدنا التي تحتاج اليوم صوتكم وكلماتكم.
ملاحظة مهمة جدّاً: هذا المنشور ليس للإعجاب، بل هو للنشر والمشاركة لأجل أن يرى العالم ويسمع حقيقة الوضع في سورية.