Bir Kıssa ve İbretlik Bir Ders ..
Bir Kıssa ve İbretlik Bir Ders
Enes bin Mâlik (radıyallahu anhu), ne zaman Tüster Savaşı’nı hatırlasa ağlardı. Peki, neden ağlardı?
Tüster Savaşı, Müslümanlar ile Farslar arasında gerçekleşen en büyük savaşlardan biriydi. Hicretin 17. yılında, Hz. Ömer (radıyallahu anhu) döneminde gerçekleşti. Farslar, Müslümanlara karşı üst üste yenilgiler aldıktan sonra komutanları Hürmüzan, ordusuyla birlikte “Tüster” şehrine çekilip burada savunmaya geçti.
Peki, Tüster nasıl bir yerdi?
Bu şehir, Farsların en güçlü kalelerinden biriydi. Yüksek bir bölgeye inşa edilmiş, etrafı devasa surlarla çevriliydi. Surların üzerinde yüksek gözetleme kuleleri bulunuyordu. Ayrıca surların önünde suyla dolu derin bir hendek vardı.
Müslüman ordusu, Ebû Mûsâ el-Eş‘arî (radıyallahu anhu) komutasında Tüster’i kuşattı. Tam bir yıl altı ay süren bu kuşatma sırasında Müslümanlar büyük zorluklarla karşılaştılar; soğuk, açlık ve yoğun çatışmalar onları son derece yıprattı.
Bu sıkıntılar devam ederken, sahabiler Berâ bin Mâlik’e (radıyallahu anhu) gelerek şöyle dediler:
“Ey Berâ! İçinde bulunduğumuz durumu görmüyor musun? Rabbine dua et!”
Berâ bin Mâlik ellerini kaldırarak,
“Allah’ım! Onları bize mağlup ettir ve beni şehit eyle!” diye dua etti. O gün gerçekten de şehit oldu (radıyallahu anhu).
O sırada şehir halkından biri Müslümanlara sığınarak can güvenliği karşılığında şehre gizlice girmenin bir yolunu gösterdi. Şehre su girişinin olduğu bir geçidi tarif etti. Bunun üzerine İslam ordusunun önde gelen komutanları cesur ve kahraman askerleri aradı. Bir grup mücahit gönüllü oldu ve gece vakti su yolundan ördekler gibi süzülerek şehre girdiler. Nöbetçileri etkisiz hale getirip kapıları açtılar.
Müslümanlar tekbir getirerek içeri daldılar ve çetin bir savaş başladı. Bu, İslam fetihlerinin en şiddetli çarpışmalarından biriydi. Açık bir savaş meydanında, otuz bin Müslüman, yüz elli bin Fars askeriyle karşı karşıya geldi. O gün savaş öyle bir hal aldı ki, güneş doğana kadar devam etti ve Müslümanlar sabah namazını vaktinde kılamadılar.
Sonunda Müslümanlar büyük bir zafer kazandı ve Tüster fethedildi. Ancak bu zafer güneş doğduktan sonra gerçekleşmişti. Müslümanlar, düşman kılıçlarının altında namazlarını vaktinde kılamadıklarını fark ettiklerinde büyük bir üzüntüye kapıldılar.
İşte Enes bin Mâlik (radıyallahu anhu) neden ağlıyordu?
Şöyle diyordu:
“Tüster mi? O gün sabah namazını vaktinde kılamadım! Bu namazı dünya ve içindekilerle değişmeyi asla istemezdim!”
İşte bu yüzden o nesil zafer üstüne zafer kazanıyordu. İşte bu yüzden namazın değerini bu denli büyük görüyorlardı. İşte bu yüzden sahabiler, peygamberlerden sonra gelmiş en hayırlı insanlar oldular.
Ey Allah’ım! Hâlimizi ıslah eyle, bizi de namazı hakkıyla kılanlardan eyle!
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
19.02.2025 Üsküdar
Mütercimin Notu: 👇
Tüster (Şûştar), günümüzde İran’ın Huzistan eyaletinde bulunan tarihi bir şehirdir. Basra Körfezi’nin kuzeydoğusunda, Dicle ve Fırat nehirlerinden beslenen Kârun Nehri’nin (Cârûn) kıyısında yer almaktadır.
Tüster, Sasani İmparatorluğu döneminde önemli bir savunma merkeziydi ve sağlam surlarıyla tanınıyordu. Hicri 17 yılında (M. 638) Müslümanlar tarafından fethedildi. Özellikle Tüster Savaşı, İslam fetihlerinin en çetin muharebelerinden biri olarak bilinir.
Şehir, tarihi su mühendisliği yapıları ve Sasani döneminden kalma gelişmiş su kanallarıyla da ünlüdür. Bu kanallar, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınmıştır.
قصة وعبرة
كان انسُ بن مالك رضي الله عنه يبكي كلما تذكر معركة تُستَر فلماذا كان يبكي؟!
معركة تُستَر من أعظم المعارك بين المسلمين والفرس وقعت في العام السايع عشر من الهجرة في خلافة عمر بن الخطاب رضي الله عنه فبعد هزائمِ الفُرسِ المتكررةِ من المسلمينَ، فَرَّ “الهُرمُزانُ” قائدُ الفُرسِ بجيوشِه حتى تَحَصَّنَ في مدينةَ “تُسْتَرَ” وما أدراكَ ما “تُسْتَرَ”؟
كانتْ من أعظمِ الحُصونِ الفارسيةِ على الإطلاقِ، بُنيَّتْ في منطقةٍ عاليةٍ، وحَولُها سورٌ ضخمٍ عَالٍ، وعلى السورِ أبراجٌ عاليةٌ، وحولُ السورِ خَندقٌ عظيمٌ مملوءٌ بالماءِ.
لحق بهم المسلمون بقيادة أبي موسى الأشعري رضي الله عنه فحاصروها سنة وستة أشهر عانى فيها جيش المسلمين مشقة عظيمة من البردِ والجوعِ و القتالِ
فذهبَ المسلمونَ إلى البراءِ بنِ مالكٍ -رضي الله عنه- (أخو أنس بن مالك)
قائلينَ له: “يا براءُ، ألا تَرى ما نحنُ فيه؟ أَقْسِمْ على ربِك، فَقَالَ: اللَّهُمَّ اهْزِمْهُمْ لَنَا، وَاسْتَشْهِدْنِي”. فاستشهد في ذلك اليوم رضي الله عنه
في ذلك الأثناءِ طلبَ رجلٌ من أهلِ البلدِ الأمانَ من أبي موسى فأمَّنَه، فدلَّ المسلمين على مكانٍ يدخلون منه إلى البلدِ، وهو من مدخلِ الماءِ إليها، فندبَ الأمراءُ الناسَ إلى ذلك، فانتدبَ رجالٌ من الشُجعانِ والأبطالِ، وجاءوا فدخلوا مع الماءِ كالبَطِّ إلى البلدِ، وذلك في الليلِ، وجاءوا إلى البوابينَ فقتلوهم وفتحوا الأبوابَ، وكبَّرَ المسلمون فدخلوا البلدَ، وذلك في وقتِ الفجرِ
فاشتد القتال مع الفرسِ في معركةٍ من أعنفِ المعاركِ في الفتوحاتِ الاسلامية، ثلاثونَ ألفَ رجلٍ من المسلمينَ ضدَ مائةٍ وخمسينَ ألفَ رجلٍ من الفرسِ في أرضٍ مفتوحةٍ، وكان قتالاً رهيباً. إلى أن -تعالى- النهارُ، ولم يُصلُّوا الصبحَ يومئذٍ إلا بعدَ طلوعِ الشمسِ.
ثم سقطت في أيدي المسلمين، وتحقق لهم فتحاً مبيناً، وكان من أصعب الفتوح التي خاضها المسلمون.
وكان هذا الانتصار بعد طلوع الشمس . وأدرك المسلمون أن صلاة الصبح قد خرج وقتها ولم يستطع المسلمون في داخل هذه الأزمة الطاحنة والسيوف على رقابهم أن يصلوا الصبح في موعده،
فلماذا كان يبكي أنس بن مالك -رضي الله عنه–
يقول أنس رضي الله عنه: وما تُستَر؟! لقد ضاعت مني صلاة الصبح، ما وددت أن لي الدنيا جميعاً بهذه الصلاة!
هنا ندرك لماذا كان ينتصر هؤلاء؟ هنا نعلم كيف كانوا يعظمون قدر الصلاة ؟هنا ندرك لماذا كان الصحابة خير الناس بعد الأنبياء
فاللهم أصلح أحوالنا واجعلنا ممن يقيم الصلاة على الوجه الذي يرضيك
ملاحظة:
تُسْتَر (شُوشْتَر) هي مدينة تاريخية تقع في محافظة خوزستان جنوب غرب إيران، شمال شرق الخليج العربي، على ضفاف نهر كارون (جارون) الذي يغذيه نهرا دجلة والفرات.
كانت تُسْتَر تُعتبر مركزًا دفاعيًا مهمًا خلال عهد الإمبراطورية الساسانية، وكانت مشهورة بأسوارها الحصينة. وفي السنة السابعة عشرة للهجرة (638م)، فتحها المسلمون بعد معركة شرسة تُعرف بـ معركة تُسْتَر، والتي كانت من أصعب المعارك في الفتوحات الإسلامية.
وتشتهر المدينة أيضًا بأنظمة هندسة المياه المتقدمة التي تعود إلى العصر الساساني، والتي أُدرِجَت ضمن قائمة التراث العالمي لليونسكو.