Evlenecek Gençlere ..

Olgunlaştığımda fark ettim ki, evlilikte sevgi öncelikler arasında en son sırada yer alıyor… Bu bir mecaz değil, hakikatin ta kendisidir. Başarılı ve uzun soluklu bir ilişkinin temelini oluşturan birçok unsur sevgiden önce gelir:
Anlayış: Karşındakini kavrayabilme, onunla çatışmadan veya yanlış anlamalara düşmeden iletişim kurabilme kabiliyeti.
Sahiplenme: Her iki tarafın da birbirinde hayatın yükünü hafifletecek güvenli bir sığınak bulması.
Çekim: Bu, sevginin kendisinden bile daha önemlidir; kişinin ruhen, aklen ve bedenen kendisini cezbeden biriyle beraber olduğunu hissetmesi.
Yakınlık: Zaman ne kadar geçerse geçsin veya ne kadar çok konuşulursa konuşulsun, sıkılmadan ve bıkkınlık duymadan huzur bulabilme hali.
Güven: En zayıf anında, sırlarını, korkularını ve hatta ansızın gerçekleşebilecek ayrılığı dahi ona emanet edebilme duygusu.
Aidiyet: Kendini karşı tarafın bir parçası olarak görebilmek, arada kan bağına benzer güçlü bir bağın hissedilmesi.
Destek: Her iki tarafın da birbirini teşvik etmesi, ilerlemesini istemesi ve her daim iyiliğini ve başarısını arzulaması.
Huzur: Karşı tarafın, kaygılarını artırmak yerine içini ferahlatan, endişelerini dindiren bir sığınak olması.

Eksikliklere gelince, bunları bilinçli ve olgun bir şekilde ele almak gerekir; görmezden gelmek yerine, evlilik sonrası çatışma ve sürtüşmelere dönüşmeden önce çözüm bulmak elzemdir.

Bana göre, bu unsurlar duygusal ve yüzeysel sevgiden milyonlarca kat daha kıymetlidir. Zira basit bir sevgi, insanı kendisiyle sosyal, ahlaki, maddi veya fikri anlamda uyumsuz biriyle bir araya getirebilir. Oysa evlilik, gelip geçici hislerden çok daha derin ve paha biçilmez bir müessesedir.

Filistin Asıllı Ürdün Vatandaşı Yazar İhsan al-Fakih Hanım

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
15.03.2025 Üsküdar

عندما نضجت أدركت أن الحب يحتل المرتبة الأخيرة في أولويات الزواج
وليس ذلك مجازًا بل حقيقة. هناك أمور كثيرة تأتي قبله وتُعدّ أساسًا لأي علاقة ناجحة ومستدامة:
التفاهم: القدرة على استيعاب الآخر والتواصل معه دون صدام أو سوء فهم.
الاحتواء: أن يجد كل طرف في الآخر ملاذًا آمنًا يخفف عنه ثقل الحياة ومصاعبها.
الانجذاب: وهو أهم بكثير من الحب نفسه، أن تشعر بأن الشخص يلفت نظرك ويرضيك نفسيًا وعقليًا وجسديًا.
الونس: الشعور بالراحة مع الآخر، مهما طال الزمن أو كثرت الأحاديث، دون ملل أو ضجر.
الثقة: أن تأمن للشخص في أضعف حالتك، على أسرارك، مخاوفك، وحتى على رحيله المفاجئ الذي قد يُهدمك.
الانتماء: أن تشعر بأنك جزء من الآخر، وأن بينكما رابطة متينة أقرب إلى صلة القرابة والدم.
السند: أن يكون كل طرف داعمًا للآخر، يشجعه على التقدم والتطور، ويتمنى له الخير والنجاح دائمًا.
الطمأنينة: أن تجد في الآخر ملجأ يهدئ مخاوفك، لا أن يزيد من قلقك وتوترك.
أما العيوب، فمن المهم أن يتعامل الطرفان معها بوعي ونضج، لا أن يغضّا الطرف عنها حتى تتفجر بعد الزواج وتتحول إلى مصدر للخلاف والمشاحنات.
برأيي، هذه الأمور تفوق أهمية الحب العاطفي الساذج بملايين المرات، ذلك الحب الذي قد يجذبك نحو شخص لا يتوافق معك اجتماعيًا، أخلاقيًا، ماديًا، أو فكريًا. الزواج أعمق وأثمن من مجرد مشاعر عابرة.

إحسان الفقيه