Mezhepler Neden Birleştirilmiyor?
İslam Fıkhı ve Mezheplerin Mahiyeti Hakkında Uyarı ve Açıklama
Dr. Mahmud es-Seyyid ed-Dağim
(18 Ramazan 1446 Hicri), (18 Mart 2025 Miladi)
Her mezhebin kendine has bir fıkhı vardır ve bu fıkhın sınırları, diğer mezheplerden ayrılmasını sağlayacak şekilde belirlenmiştir. Mezheplerin fıkıhlarını birbirine karıştırmaya “telfik” denir. Bu konuda şöyle denilmiştir:
“Kim telfik yaparsa zındıklığa düşer.”
Yine, “Âlimlerin ruhsatlarını (kolaylıklarını) araştırıp peşine düşen kişi zındıklığa sapar.” denilmiştir.
Bu sebeple, içtihat mertebesine ulaşmamış olan Müslümanların bir mezhebe tabi olmaları (taklit etmeleri) farz olup, yalnızca bir mezhebe bağlı kalmaları gerekmektedir.
İslam ümmetinin âlimleri, dört mezhebin (Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli) meşruiyeti üzerinde ittifak etmişlerdir. Bu mezhepler, “Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat Mezhepleri” olarak isimlendirilmiş ve Müslümanların bu dört mezhepten birini seçme hürriyeti olduğu kabul edilmiştir. Ancak bu hürriyet, seçilen mezhebin sınırlarına riayet edilmesini gerektirir.
Bununla birlikte, dört Sünni mezhepten birine bağlı olmayan diğer “dinî ve mezhebî oluşumlar, bidat ehli gruplar” sayılır ve Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’ten kabul edilmezler. Bu gruplar, kendilerine has gelenekleri, örfleri ve hüküm sistemleri olan bağımsız fırkalar olup, onların inanç ve uygulamalarını Ehl-i Sünnet ile karıştırmak caiz değildir. Bu hassasiyet, dinin ve mezheplerin dokunulmazlığını korumak içindir.
Bu çerçevede, herkesin dinler ve mezhepler arasındaki belirgin sınırları aşmaması gerekir. Zira, farklı mezhepleri birbirine karıştırmak (telfik), inanç sistemlerinde bozulmalara yol açabilir ve mezhep bütünlüğünü zedeleyebilir.
Buna bağlı olarak, İbadiyye, Caferiyye (On İki İmam Şiiliği), İsmailiyye, Dürzîlik, Zeydiyye, Nusayriyye (Alevilik), Bâbiyye, Bahâîlik, Kadiyanilik, Ahmedilik, Bektaşilik, Kalenderîlik, Hurufilik gibi fırkalar bağımsız oluşumlardır ve kendilerini herhangi bir Ehl-i Sünnet Mezhebi ile bağdaştırmazlar. Bu sebeple, onları kendi benimsedikleri inanç ve uygulamalar dışında bir mezhebin hükümlerine zorlamak doğru değildir. Bu fırkalar, Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’ten bağımsız yapılar olarak kabul edilirler. Bu ayrım, onların küçümsenmesi anlamına gelmez; aksine, kendi kimliklerinin ve inanç sistemlerinin bağımsız olarak tanındığını gösterir.
Bu açıklama, kavramların karışmasını ve yanlış anlamaları önlemek, dinî sınırları muhafaza etmek ve mezhep farklılıklarını gözetmek amacıyla yapılmıştır.
Allah Teâlâ buyuruyor:
“De ki: Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin. Biz zalimler için, onları çepeçevre kuşatacak bir ateş hazırladık. Feryat edip yardım istediklerinde, erimiş maden gibi yüzlerini kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O, ne kötü bir içecektir ve (Cehennem) ne kötü bir barınaktır!”
(Kehf Suresi, 29. Ayet)
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
19.03.2025 Üsküdar
تنبيه: وتوضيح حول خصوصية الفقه الإسلامي، وغير الإسلامي:
د. محمود السيد الدغيم
(١٨) رمضان المبارك (١٤٤٦ هـ)، (١٨-٣-٢٠٢٥م)
لكل مذهبٍ فِقْهٌ خاصٌّ به، ومُحدّد بحدود تفصله عن غيره من المذاهب، والخلط بين فقه المذاهب يسمى «التلفيق» وقد قيل: «مَن تلفّق فقد تزندق»، وقيل أيضاً: «إن مَن تتبَّع رُخَص العلماء فقد تزندق»،
ولذلك وجب التقليد على «المسلمين» غير المجتهدين، والالتزام بمذهب واحد دون غيره.
وأجمع علماء الأمة الاسلامية على اعتماد المذاهب الأربعة: «الحنفية، والمالكية، والشافعية والحنابلة»، وسُميت «مذاهب أهل السُّنّة والجماعة»، وللمسلم حرية اختيار أحد هذه المذاهب دون غيرها، ودون الخروج من «دائرة الإسلام»، وحرية الاختيار تستوجب الالتزام بحدود «فِقْه» المذهب المختار.
أما بقية «المِلل والنِّحل والمُبتدعة» التي لا تلتزم بمذهب من «المذاهب السُّنّية الأربعة» فلا تُعتبر من «أهل السنة والجماعة»،
وهي «فرَقٌ» مستقلة بذاتها لها «عُرفها وعاداتها وأحكامها الخاصة»، ولذلك لا يجوز خلط ما لها بما لغيرها حفظاً لحُرمة «الدين والمذاهب».
وبناءً على ذلك لا يحق لأحدٍ أنْ يتجاوز الحدود المتعارَف عليها للتفريق بين «الأديان والمذاهب» منعاً للخلط و«التلفيق» ومُراعاة للخصوصية «الدينية والمذهبية»،
أما «فرق الإباضية، والشيعة الجعفرية، والإسماعيلية، والدرزية، والزيدية، والنصيرية العلوية، والبابية، والبهائية، والقاديانية، والأحمدية، والبكتاشية، والقلندرية، والحروفية» فكلها مستقلة بنفسها عن غيرها، وهي لا تلتزم بفقه أي مذهب من «مذاهب المسلمين أهل السنة والجماعة»، ولذلك لا يجوز إلزامها بما لا تلتزم به بإرادتها، وإنما يُعترَف بها ككيانات مُستقلة خارجة عن «المسلمين أهل السُّنّة والجماعة» ولا يشكل ذلك انتقاصًا من حيثيّاتها بل هو اعتراف بخصوصيتها.
فاقتضى التنبيه منعاً للالتباس والتضليل وحفظاً للحدود الدِّينية، ومُراعاةً للخصوصية المذهبية والحُرمات.
قال الله تعالى «وَقُلِ الْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ ۖ فَمَن شَاءَ فَلْيُؤْمِن وَمَن شَاءَ فَلْيَكْفُرْ ۚ إِنَّا أَعْتَدْنَا لِلظَّالِمِينَ نَارًا أَحَاطَ بِهِمْ سُرَادِقُهَا ۚ وَإِن يَسْتَغِيثُوا يُغَاثُوا بِمَاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَ ۚ بِئْسَ الشَّرَابُ وَسَاءَتْ مُرْتَفَقًا» (سورة الكهف، الآية: 29).
https://www.facebook.com/share/p/1ACcnpHCYR/?mibextid=wwXIfr