San’atçı Gözü İle Suriye

Sanatçı Samer el-Mısrî:

Ey Aziz Vatandaş!

Hatırlıyor musun, gümrük memurları dükkânına sanki merkez bankasını soymuşsun gibi dalar, her şeyi didik didik eder, ardından 700 milyon lira ceza keser, mahkemeye çıkarırlar ve sen de boyun eğerek “Başüstüne!” dersin…

Hatırlıyor musun, Hattab şubesi seni alıp götürdüğünde kimse senden haber alamazdı, ancak 200 bin dolar ödedikten sonra serbest bırakılırdın ve bunu “vatanına olan bağlılığının bir göstergesi” sanırdın…

Hatırlıyor musun, trafik polisi sana “Sağa çek ve evrakları çıkar” dediğinde, cebine 5 bin lira sıkıştırmadan seni bırakmazdı? Sen de bu parayı verirken “Aziz Suriye toprağına” ağıtlar yakardın…

Ey ithalatçı kardeşim! Bugün neden bu kadar rahatsız görünüyorsun? Çin’den getirdiğin her konteyner için 1000 dolara yakın ek masraf ve geçiş haracı ödediğini, sonra da “Devletin giderleri var, mecburuz!” diyerek bunu kabullendiğini unuttun mu?

Hatırlıyor musun, “Efendi” dükkânına geldiğinde sana “Kaça satıyorsun sevgili kardeşim?” diye sorar, sen de “Aman efendim, dükkânım da, malım da sizin!” diye karşılık verirdin. O da “Şu on parçayı bana ayır!” dediğinde, “Başüstüne efendim! Bir vazifemizdir!” diyerek boyun eğerdin…

Hatırlıyor musun, bir kontrol noktasında asker keyfi olarak seni bir saat bekletir, sonra yolu açtığında sen yine de “Bilâdü’l-Arab evtânî” (Arap diyarı vatanımdır) şarkısını mırıldanarak yoluna devam ederdin…

Hatırlıyor musun, oğlun on yıl boyunca yedek askerlik yaparken her ay “üstadına” harçlık göndermek zorunda kalırdı ve sen bunu tebessümle izlerdin…

Ey tüccar kardeşim! Unuttun mu, şeker hastasısın, kalp rahatsızlığın var, evde sürekli bir ilaç torbası bulunduruyorsun ki olur da aniden gözaltına alınırsan, ailene en azından ilaçlarını getirme fırsatı verilsin? Oğlun 500 bin lira rüşvet verir, ilacın içeriye ulaşır ve sen bundan mutluluk duyarsın…

Hatırlıyor musun, altı ay boyunca emniyet şubesinde hapis yattın ve sonunda “İsim benzerliğiymiş!” diyerek seni serbest bıraktılar. Sen de “Olur böyle hatalar, herkes yanılabilir!” dedin…

Hatırlıyor musun, “efendi” aracını beğendiği için seni arabadan indirip “Özel görev için lazım, bir ay sonra şubeye gel, geri alırsın!” dediğinde, sen de “Başüstüne!” diyerek inip, bu zulme ortak olmanın gururunu yaşardın…

Hatırlıyor musun, gecenin bir yarısı evinde, aileni yanına alıp uyurken, emniyet güçleri birden kapını kırıp içeri dalardı ve sen “Başüstüne! Zaten hepimiz din kardeşiyiz!” diyerek teslim olurdun…

Hatırlıyor musun, üç yıl boyunca sistemin başıboş bıraktığı çeteler sokak ortasından insan kaçırır, fidye ister, sen de parayı öder, ama kaçırılan kişi bir daha geri dönmezdi? Sen ise “Eceli gelmemiş olsaydı ölmezdi!” diyerek kendini teselli ederdin…

Hatırlıyor musun, güvenlik güçleri bir mahalleyi basıp rastgele ateş açardı, komşunun oğlu ölür, sonra babasına oğlunun “teröristlerin çetesine katıldığını” itiraf eden bir belge imzalatırlardı? Sen de yanına gidip “Sabret kardeşim, en azından hayatta başka evlatların var!” diyerek teselli ederdin…

Hatırlıyor musun, vilanı bombalar ve varil bombalarıyla yerle bir ederlerdi, seni de “teröristlerden biri” ilan ederlerdi ve sen buna itiraz bile edemezdin…

Peki, Ey Aziz Vatandaş!
Şimdi ne oldu da birden duyarlılığın arttı?
Neden bugün her şeye itiraz eder hale geldin?
Bırak da bu insanları kurtaranlar işlerini yapsın! Bakalım, 54 yıldır harap edilen bu ülkeyi nasıl düzeltecekler…

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
17.03.2025 Üsküdar

الفنان سامر المصري:
🩸🩸عزيزي المواطن
بتتذكر لما كانت الجمارك تدخل لعندك وكأنك س،ارق البنك المركزي ويفضّوا محلك ويغرموك ٧٠٠ مليون ليرة وبعدها يعملولك محكمة، وتقول لهم أمركم…
بتتذكر لما كان فرع الخطيب يضب فيك وماحدا يعرف عنك شي وماتطلع لتحط ٢٠٠ الف دولار وانت تشعر بقمة الانتماء الوطني….
بتتذكر لما كان شرطي المرور يقلّك صف عاليمين وهات الاوراق، ومايمشيك لتحط ال ٥،٠٠٠ ليره وتدفعها وانت عم بتغنّي عن تراب سوريا الغالي….
بتتذكر أخي المستورد (يللي عامل حالك مزعوج اليوم) أنك كنت تدفع عالحاوية يلي جايبها من الصين مصاريف نثرية وحواجز حوالي ألف دولار وتقول ياأخي الدولة عندها مصاريف…
بتتذكر لما كان “المعلم” يمر لعندك عالمحل ويقلّك بأديش عم تبيع حبيب؟
تقلله: ولو يامعلم المحل كله على حسابك، يقلّك حطللي عشر قطع وتقلله: أمركم مولانا مافي شي من واجبك…
بتذكر لما كنت توقف عالحاجز ساعة لأن العسكري مضروب مزاجه وما حابب يمرر حدا، وترجع تمشي بعد الساعة يللي وقفتها وانت عم تغنّي، بلاد العرب أوطاني…
بتتذكر لما كان ابنك بالاحتياط يخدم شي ١٠ سنين وكل شهر يعطيه المعلوم للمعلم وانت مبتسم….
بتتذكر عزيزي التاجر يللي معك سكّري وقلب وحاطط كيس أدوية بالبيت منشان إذا فجأة انحبست يلحقوك أهلك بكيس الدواء عالفرع ويدفع ابنك ٥٠٠ ألف ليرة ليفوّت الد،.واء لعندك، وانت تشعر بالسعادة….
بتتذكر لما انحبست ستة أشهر بفرع الأم. ن بعدين قالولك تشابه أسماء فقلت لهم: حقكم الطبيعي، جلّ من لا يخطىء….
بتتذكر لما كان “المعلم” ينزلك من سيارتك لأنها عاجبته، ويقلك بدنا إياها مهمة خاصة تبقى راجع الفرع بعد شهر وخدها، وتقلله: أمرك، وتنزل وأنت ممتن كونك أصبحت شريك في حل الأزمة….
بتتذكر لما تكون نايم واهل بيتك جنبك وتلاقي الأم. ن ناطط عبيتك وفوق راسك، وتقلّهم أمركم، أصلاً كلنا أخوة بالدين
بتتذكر لما النظام فلّت شبيحته لأكتر من ٣ سنين وينخ،.طف الواحد من نص البلد ويطلبوا فدية وتطلع تدفعها متل الحباّب، ومايرجع المخط،.وف وتقول: يللي إلو عمر مابتقتله شدّه….
بتتذكر لما كان الأم.،ن يداهم شي حاره ويطلق رص.، اص ويموت ابن جارك، وفوقها يوقّعوه لجارك (يلي شافهم وهنن عم بيقوسوه) انه هذول عص،. ابات إرهاب،.يه، وتنزل إنت تشهد معه وتقلله: طوّل بالك الحمدلله عندك غيره….
بتتذكر كيف هدوا لك ڤيلتك بالطيران والبراميل وكأنك من الإره.،ابين، ولا اعتراض….
عزيزي المواطن، ليش صار هلق احساسك مرهف فجأة، وصرت تشتكي عالطالعة والنازلة؟
ياريت تترك هالناس يللي خلصوك من هالمج.،رم تشتغل، لنشوف شو راح يصلحوا بهالبلد يللي عم يتخرب من ٥٤ سنه