Türkiye’de En Kolay Kandırılan Kitle ..

Ali Dedeoğlu Yazdı

Hep söylerim; Türkiye’de değil dünyada en rahat kandırılabilecek kitlenin Kemalist-sol ve Beyaz Türklerin kontrolünde olan CHP’li seçmenlerdir…
Nasıl mı?
Sayın Erdoğan Asya gezisinde Malezya, Endonezya ve Pakistan ziyaretleri yaptı.
İlk aşamada 5 milyar dolarlık satış imzalanırken;
Ticaret hacmini de 25 milyar dolara çıkarma iradesi gösterildi.
Ama bir bakıyorsunuz; ki SÖZCÜ gazetesi okurlarından
Bu güzel haberleri gizlemek için “4 günlük gezi için 3 uçak kullanıldı” diye başlık atıyor…
Çünkü bunların ufku dar ve ülkenin kalkınmasını istemezler.
İki yüz senedir tek amaçları vardır, o da ülkenin emperyalistlerce sömürülsün diye hazır lokma haline getirmektir…
Bakınız şimdi neler yazacağım?
Yaşı olanlar hatırlar…
28 Şubat sonrasında devrilen Erbakan-Çiller hükümeti sonrasında kurulan
ANASOL-M hükümeti ülke ekonomisinin canına okuyordu…
Şimdi sizlere şaşıracağınız kepazelikleri hatırlatacağım..
2001 krizi çıktığında Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel bakınız neler yapmış ?
630 liradan satılan dolar 2 gün sonra 950 liraya çıkacağı kesin iken
Merkez Bankası’ndan tam 5 milyar 338 milyon doları 21 bankaya satmış..
En fazla parayı alan Bankalar.
CİTİBANK: 1 Milyar dolar,
DEUTSCHE BANK: 764 milyon dolar
KOÇBANK : 426 milyon dolar
Bunların devamında HSBC, AKBANK ve TEKSTİLBANK gibi bankalar voleyi vuruyordu.
Durun hele daha bitmedi yazacaklarım…
İngiliz HSCB bankası Türkiye’ni en büyük 5.özel bankası olan
DEMİRBANK’a daha önce 1 milyar dolar teklifle satın almak istemişti ama alamamıştı.
2001 krizinde ise bu devasa bankayı 350 milyon dolara satın alırken
Parasını da yarın devalüasyon yapacak olan Merkez Bankası’nın dağıttığı dolarla almıştır..
Yani bankayı hem beleşten satın alıyor hem de verdiği parayı Merkez Bankası’ndan almaktadır.
Ne güzel ticaret değil mi?
Yazmaya devam edelim…
Bu Merkez Bankası Başkanı olacak olan Gazi Erçel‘in bir uyanıklığı da kendisine yapmış.
Halk Bankası’nda 52 milyar lirası varken hemen onu dolara çeviriyor ve 2 gün sonraki geliri 83 milyar liraya yükseltebiliyordu…
Son olarak da bir iki ilave bilgi transferi yapayım…
Başbakan Bülent Ecevit Amerika’dan kolonyal Valisi gibi Kemal Derviş‘i çağırdı ve ekonominin başına geçirdi.
Aldığı kararlar sonrasında adeta yerli hangi fabrika varsa alayı yabancılara satıldı.
1999‘da İMKB‘daki 315 şirketin değeri 114 milyar dolar iken
2000 yılı sonunda bu değer 69 milyar dolara düşüyordu ve
Bu fabrikaları da beleş fiyatlarla yabancılar alıyordu…
2001‘in başından 2002‘nin mart ayına kadar;
199 büyük şirketin elde çıkma pozisyonunu yazayım…
10 şirketin tamamını,
21 şirketin % 99‘unu,
34 şirketin % 90‘ını,
45 şirketin % 50 artı 1 ile yönetimi alarak,
35 şirketin % 50‘sini yabancılar almış oluyordu…
Toparlayalım…
Türkiye’nin ilk bağımsız hükümeti olan Refah-Yol hükümeti mükemmel giderken;
Emperyalistler askeri vesayet ve TÜSİAD eliyle bu iktidarı yok ederken;
Devirdiği yıl ve olay olan 28 Şubat 1997 yılından sonra ülke ekonomisi tam 291 milyar dolar kaybederken;
Ecevit‘in Başbakan olduğu yıllarda batan bankaların devlete olan maliyeti 28 milyarı buluyordu…
Şimdi sıkı durun lütfen!
Başbakan Bülent Ecevit ülke ekonomisini iflasa götürürken;
Bir taraftan makam arabası olarak KARTAL SLX(!) kullanırken;
Diğer taraftan memur maaşlarını verebilmek için 2001 yılında çıktığı Avrupa turnesinden tam eli boş dönecek iken;
O zaman 500.000 nüfuslu Lüksemburg devletinden
TAM 700.000 DOLAR(CIK) BORÇ PARA ALIYORDU ama
Lüksemburg devleti bize acıdığından dolayı parayı size hibe ediyorum demiş.
İşte kemalist-sol ve Beyaz Türklerin devleti yönetme becerisi bu kadardı…
Şimdi öyle mi yahu!
700.000 dolar hibe almaya mahkum olan devlet nerdeeeeee!
Bir anda bir GEZİ sonrasında 5 milyar dolarlık satılan teknolojik ürünler…
Bu vicdansızlar teşekkür edeceğine illa bir tenkit etme hastalığına girecekler.

Ali Dedeoğlu